top of page

FAS GEZİ REHBERİ / Marakeş - Kazablanka - Rabat

Güncelleme tarihi: 10 Şub



Fas, Güney Afrika’da bulunan, Arap ve Berberi nufüsu çoğunlukta olan, egzotik dokusu turistleri çeken bir Afrika ülkesi. Son zamanlarda turistik açından popülaritesi en yüksek olan şehri Marakeş. Biz de seyahatimiz için sadece Marakeş’i ziyaret edeceğimizi planlamıştık. Fakat araştırdıkça her şehrinin ayrı bir güzelliği olduğunu gördük ve seyahat rotamıza 2 şehir daha ekledik. Kazablanka ve Rabat…

Toplamda 6 gece konaklayacağımız seyahatimizi 4 gece Marakeş, 2 gece Kazablanka olacak şekilde böldük. Kazablanka’da kaldığımız gece trenle Rabat’a geçtik. Oldukça kısa bir mesafeydi. Fas’ta tren yolculuğu beklediğimiz kadar kötü değildi hatta konforlu bile sayılabilirdi.






1.      Marakeş


Marakeş veya bizim gibi turistlerin deyimiyle ‘Kırmızı Şehir’. Havaalanından indiğimiz anda bizi şaşırtan, gezdikçe otantikliğine alıştığımız, bahçelerini ve Souk’larını gezmeye doyamadığımız Fas’ın en beğendiğimiz şehri.


Taksiden inip sokaklarına ilk girdiğimizde atmosferi bize korkutucu gelmişti. İnsanların bakışları, sokakların aşırı dar ve pis olması, her taraftan fırlayan motorlar, eşek arabaları, bağırarak konuşan dilini anlamadığımız insanlar ve gelmeden önce Fas ile ilgili okuduğumuz şeyler bunun başlıca sebebiydi. Marakeş’e alışmak zor oldu ama herhangi bir sıkıntı ile karşılaşmadık.





Şimdi Marakeş’te neler yaptık, Marakeş’ten neler aldık, neler yedik içtik ve hangi restoranları en çok sevdik bunlardan keyifle bahsedeceğim. 😊



Marakeş’te Görülmesi Gereken Yerler


1.       Jardin Majorelle & YSL Museum & Berberi Museum

Marakeş her caddesinde devasa boyutlarda ve aşırı bakımlı bahçelerle dolu. Bunlardan en popüleri ve büyüğü Jardin Majorelle. Jardin Majorelle’ye gelmişken Yves Saint Laurent Müzesi’ni ve bahçenin içerisinde bulunan Berberi Müzesi’ni de kesinlikle ziyaret etmenizi tavsiye ederim.





Bahçenin içerisindeki nilüferli havuza, devasa kaktüs ve sukulentlere, renklerine kullanımına aşık oldum desem yeridir 😊. Ama beni en çok büyüleyen yer Berberi Müzesi oldu. İçeride fotoğraf çekmek yasaktı. Berberi takıları ve kıyafetlerinden oluşan küçük bir odaydı. Beni neyin büyülediğine gelirsek içeri girdiğiniz an tavan aydınlatmaları ve aynalar sonsuz bir gökyüzünde sonsuz yıldız kümesinin içine düşmüşsünüz gibi hissettiriyor.


Berberi Müzesi’nin çıkışında Museum Shop var. Buradan çok güzel posterler ve YSL kartpostalları alabilirsiniz. İçeride güzel ve unique parçalar var. Ama fiyatlar yüksekti. Alınabilecek en mantıklı şey posterler ve kartpostallar.


Majorelle’nin içerisinde burada satılan posterlerin büyük boyutlarda sergilendiği ‘Love Gallery’ bulunuyor. Yine bu galerinin yanında da butik vardı ama içeride pek güzel parçalar yoktu. Öğlen yemeğini de bahçenin kafesini denemek amacıyla buradaki kafede denedik. Kuskus ve mercimek salatası tercih ettik. Detaylı olarak ne yedik kısmında anlatacağım 😊





Jardin Majorelle yani Majorelle Garden’dan çıkıp 100 metre kadar yürüdükten sonra YSL Museum’a girdik. O ikonik duvarın önünde fotoğraf çektik ve içeri girdik. Bir salonda Yves Saint Laurent’in belgeseli oynatılıyordu diğer bir salonda da ikonik elbiseleri sergileniyordu.





Not: Biletin satışı artık gişeden yapılmıyor sadece internetten. Kombine bilet fiyatı 300 Dirhem, öğrenci fiyatı 150 Dirhem. Öğrenci kimlik kartınızda geçmiş tarih yazıyorsa kabul etmiyorlar.  


2.       Le Jardin Secret


Eveeet, bahçelerden devam edelim. Le Jardin Secret şehre gelmeden yaptığım ön araştırmalarda hiç karşıma çıkmadı. Haritaya bakarken yolumuzun üzerinde olduğunu farkedip şans eseri girdik. Düşük popülaritesine rağmen çok beğendiğimiz bir bahçe oldu. Giriş holü fıskiyeli havuzunun büyüleyici atmosferi ile sizi karşılıyor. Bahçenin yeşil mermerleri modernize edilmiş bir bahçede hissetiriyor. İçeriye doğru devam ettikçe Helenistik sutünları klasik Fas mimarisinden uzaklaşmış ama yine de absürt durmadan bahçeyi yükseltmiş.


Bahçede mini havuzlarda yüzen turuncu balıklar ve onlarla uyum içinde yaşayan kaplumbağalar içimizi ısıtıyor 😊 Çok yorulduğumuz için kafesinde bir şeyler atıştırdık. Kafede kayda değer bir yiyecek yoktu.





3.       El Badi Palace ( El Badi Sarayı)


El Badi Sarayı 15. YY’dan kalma harap halde bir saray. Giriş, teras ve zeminden oluşuyor. Girişteki odalarda Fas’a ait tarihi eserler bulunan odalar var. Ayrıca sarayın ortasında mandalina bahçeleri ve havuzları var. Alt kata indiğimizde 44 derece sıcağa rağmen klimalı tüneller gibiydi. Terası ölümcül sıcaklıktaydı. Burayı yaz aylarında dolaşmak bizi ciddi anlamda zorladı.





4.       Jemaa el-Fnaa (Kıyamet Meydanı)


Marakeş’te en dikkatli olmanız gereken yer. Yılan oynatıcıları, seyyar satıcılar derken curcuna içerisinde kaybolacağınız bir meydan. Konum olarak Marakeş’in tam orta yerinde her turistik noktaya aynı uzaklıkta diyebiliriz. Yılan oynatıcılarına aman dikkat edin bir anda yılanı kucağınızda bulabilirsiniz 😊


5.       Dar El Bacha Museum


Çinileri ve yine müzenin içindeki bahçesi ile mimarisini çok beğendiğimiz ve şans eseri gördüğümüz müzelerden biri oldu. Bu müzeye gidiyorsanız kesinlikle içerisindeki kafede oturmanızı tavsiye ederim. İnsanı içeriye çeken çok hoş bir atmosferi vardı ve çalışanlar çok nazikti. Rezervasyon yaptırmayı unutmayın!





6.       Musee de La Femme (Women Museum)


İlk defa bir kadın müzesiyle karşılaştığım için hem de Fas’ta olduğu için müzeyi gezmek istedik. Hafida Zizi isimli sanatçıya ait bir sergi vardı. Bu sergiden poster satın aldık. İçeride kadınlara ait fotoğraflar ve resimler vardı ama bizim en beğendiklerimiz Hafida Zizi’ninkiler oldu.  





Marakeş’te Alışveriş


Marakeş’e kendinizi atar atmaz insanın içinden ilk gelen şey kendini Souk’larda kaybetmek ve alışveriş yapmak. Nerelerden ne aldım hadi başlayalım.


1.       Souklardan neler alınır, nelere dikkat etmek lazım ?


Souklar herhangi bir yerde bulamayacağınız otantik minderler, puflar, halılar, aynalar, hasır sepetler ve kıyafetlerle dolu. Kıyafetler hem çok pahalı hem de çok fazla otantik olduğu için tercih etmedik. Bizim daha çok ilgimizi çekenler ev dekorasyonu ürünleri oldu.





Yün halılar, deri minderler ve puflar sadece Fas’ta bulabileceğimiz unique ürünler olduğu için bavullarımızı ev dekorasyon ürünleri ile doldurmayı tercih ettik. Fiyatlarda pazarlık etmekte fayda var. Satıcılar fazla ısrarcı ama onlara hayır deyip mağaza mağaza dolaşmanız gerekiyor. Mesela biz ilk girdiğimiz mağazada 750 dirhem denilen pufu başka bir mağazadan 300 dirheme satın aldık.





2.       YSL Museum Shop


Marakeş’ten aldığım favori ürünlerim YSL Müzesinden aldığım kartpostal ve posterler oldu. Kartpostalların fiyatı 10 dirhem, poster fiyatı 150 dirhemdi. Dünyada bir tek burada satıldığını da belirtmekte fayda var.


3.       Argan Yağı – Kozmetik Ürünler


Fas deyince aklımıza ilk gelen güzellik ürünü tabiiki de aryan yağı. Burada neredeyse her dükkanda bulabileceğiniz argan yağının fiyatı hemen hemen her yerde aynı. Toplu alırsanız indirim yapıyorlar.


Fas’tan alabileceğiniz bir diğer kozmetik ürün son senelerde TikTok sayesinde popüler olan Fas ruju. Tip olarak ruja benzemese de su ile karıştırdığınızda tint gibi bir ürün oluyor ve oldukça kalıcı.


4.       Gıda ürünleri


Fas’a giderken gıda özellikle de baharat konusunda çok umutluyduk fakat aklınıza gelebilecek her şeyin üstü açık ellenebilecek şekilde satılması bize gıda ve baharat alışverişinden biraz soğuttu. Nane çayı kapalı paketlerde satıldığı için nane çayı aldık. Bir de Fas’ta neredeyse her yemeğin içine ekledikleri portakal çiçeği suyunu da kurabiyelere eklemek için aldık.  





Marakeş Restoranları ve Fas Mutfağı


Fas mutfağı deyince aklımda kalan özellikleri aşırı baharat kullanımı, şeker ve tuzun aynı yemekte kullanımı oldu. Geçirdiğimiz 1 hafta boyunca yemeklerine alışmak bizi biraz zorladı. Fransız mutfağından esintiler hala taşıyor. Sokak lezzeti olarak salyangoz bile satılıyordu.

Kahvaltıları alışkın olduğumuz Türk kahvaltısından sonra bize hiç doyurucu gelmedi. Genelde kahvaltıda granola, meyve ve kendilerine has bir böreklerini servis ediyorlar. İçlerinden en beğendiğimiz granola oldu.


Tajin ismini verdikleri koni şeklindeki güveçte pişirdikleri çeşit çeşit yemekleri var. Türkiye’deki güveç kültürü gibi düşünebilirsiniz. Tajinin içerisinde tavuklu ve ya etli, türlü benzeri bol baharatlı pişirdikleri yemeğe Tajin diyorlar.


Diğer bir ünlü yemeği de Kuskus. Genellikle kuskus yerine ince bulgurun haşlanıp üzerine çeşitli sebzelerin sotelenip eklenmesiyle yapılıyor. Her gittiğimiz restoranda gerçekten kuskus gelecek diye bekledik ama hep bulgur servis edildi.


İçeceklerine gelirsek portakal suyu ve nane çayı en popülerleri. Portakal suyu her sokağın başında taze sıkılıp satılıyor. Şerbet gibi tadıyla içtiğim en iyi portakal sularıydı diyebilirim. Her gün nerdeyse 2-3 kere içtik. Fiyatı yanlış hatırlamıyorsam 10-15 dirhem arası değişiyor. Nane çayı her gittiğimiz yerde ikram ediliyordu. Şekerli bir şekilde demliyorlar ve böyle servis ediyorlar. Biz şekersiz demlemelerini rica edince şekersiz de demliyorlardı.  Şekersiz hali bizim damak tadımıza çok daha uygun.


Şimdi de Marakeş’te gittiğim restoranlardan oluşan listemi sizinle paylaşacağım 😊 


1.       Nomad


Oldukça popüler olan Nomad 3 kattan oluşan bir restoran. İçerisinde ve dışarısında masalar var. Müzikli hatta yemek için biraz fazla yüksek sesli. Masalar sıkış tıkış. Genellikle turistler tarafından tercih edilen bir mekan etrafınızda her dili duymanız mümkün. Biz yemeği terasta yemek istedik. Güzel bir terastı ama masalar çok sıkışık olduğu için yemekten keyif alamadık.


2.       Terrasse des Epices


İşte Marakeş’in konsept olarak en beğendiğim restoranı! Genellikle turistlerden oluşan bir portföyü var. Çalışanlar çok ilgili ve nazikti. Her sene burada film festivali düzenlendiği için çok fazla ünlü ziyaretçisi olmuş ve gelenlerin de fotoğraflarını merdiven boyunca asmışlar. Gittiğimiz diğer restoranlara göre bir tık pahalıydı. Yine bir teras restoranıydı ve masalar sıkışık değildi. Yediğimiz yemeklerin hayal kırıklığından kurtulmak için hamburger denedik ama çok başarılı değildi.




 

3.       YSL Müzesinin Kafesi


YSL Müzesinin 2 tane kafesi var. Birisi Jardin Majorelle’nin içinde diğeri de Jardin Majorelle’den YSL Museum’a giden yol üzerinde.


Bahçenin içerisindekindeki kafede öğle yemeği için kuskus ve mercimek salatası yedik, smoothie içtik. Smoothielerini pek beğenmesek de kuskus Marakeş’te yediklerimizden en iyisiydi. Mercimek salatasının içine dilimledikleri avokado alışkın olmadığımız halde güzel geldi. Fiyatlar ve yemekler ortalamaydı.


Yol üzerindeki kafe yine aynı konseptte dekore edilmiş ferah ve havadar bir kafeydi. Burada da sorbet denedik fakat beğenmedik.





4.       Soul Food


Marakeş’te dolanırken girişindeki butiğin ilgimizi çekmesi sonucu keşfettiğimiz tatlış restoran. Yine bir teras katı ve ferah bir alana sahip. Kuskus ve keçi peynirli salata tercih ettik.

Keçi peynirli salatası ortalama üzeriydi ama peyniri labne gibi bir peynirdi.





5.       Le Jardin


Konsept olarak bize en çok Marakeş’te hissetiren restoran burası oldu. Giriş koridorundaki dağınık aynaları, yeşil seramikleri, rattan mobilyaları, sabahları masalara koydukları yelpazeleri ile buram buram Marakeş kokan bir restorandı. Hem sabah hem akşam deneyimleme şansımız oldu. Akşamları mum ışığında romantik bir havası var. Sabahları akşama göre daha boş oluyor. Yemekleri güzeldi, creme bruleesini ve smoothielerini pek beğenmedik.





Marakeş’te Nerede Kalınır ?


Marakeş’te oteller genellikle riyad konseptinde. Sayıları çok fazla olmamakla birlikte ultra lüks otellerde mevcut. Zincir otel pek fazla yok hatta sadece ibis Hotel var diyebiliriz. Lüks arayışındaysanız La Mamounia şehrin en popüler otellerinden. Hatta otelde kalmasanız bile günübirlik havuz için tercih edilebilir.


Lüks arayışında değilim derseniz tavsiyem kesinlikle riyadlarda konaklamanız. Biz Riad Agathe’de konakladık. Uygun fiyatlı bir oteldi ve çalışanları çok ilgililerdi. Bize Marakeş ile ilgili çok güzel tavsiyeler verdiler. Odaları Fas’ın otantik minderleri, halıları, yatak örtüleri, aynalarıyla ve daha bir sürü eşyası ile dekore edilmişti. Bu otantikliğe rağmen aşırı fresh ve modern duruyordu.






2.      Rabat


Rabat, Fas’ın başkenti, turistlere göre mavi şehir ve bana kalırsa Fas’ın en modern şehri. Rabat’a Kazablanka’dan yaklaşık 1 saat süren trenle geliniyor ve gezmeye 1 gün ayırmak yeterli oluyor. Yeme-İçme adına fazla zenginliği olmayan bir şehir. Biz tur güzergahımızı Modern Sanat Müzesi, Hassan Tower, Oudayas Kasbah ve Endülüs Bahçeleri olmak üzere 4 ana rota üzerinden oluşturduk ve her yere yürüyerek gittik.


Rabat Görülmesi Gereken Yerler


1.       Rabat Modern Sanat Müzesi


Müzenin dış cephesine resmedilen insan boyutunun 3 katından bile büyük resimler sayesinde müzeye büyük umutlar ile giriş yaptık. İçerisindeki eserler de bizi dış mekanı kadar mutlu etti. Müzenin giriş katında çağdaş modern sanat eserleri, üst katında ise Afrika kültürünü anlatmaya yönelik eserler vardı. İki konsepti de çok beğendik ama ilk Afrika seyahatimiz olduğu için Afrika temalı eserler daha ilgimizi çekti.





2.       St. Peter Katedrali


Müzeden çıkıp Hassan Tower’a yürürken St. Peter Katedrali ile karşılaştık. Katedralde alışkın olmadığımız daha modern karikatürize edilmiş freskler vardı. Çok güzeldi ve tarz olarak daha önce gördüğümüz fresklerden çok farklıydı.





3.       Hassan Tower


Hassan Tower, aslında tamamlanamamış bir caminin minaresi. Etrafındaki sutünlarda aslında caminin tavan desteği olması amacı ile inşa edilmiş fakat dönemin sultanının ölümü ile yarım kalmış. Camiye giriş yapmadan önce tabikii de bir bahçe var 😊 Bahçenin etrafında atlılar tur atıyor ve fotoğraf çekilebiliyorsunuz. Bu bahçenin adı da Jardin Tour Hassan.


4.       Oudayas Kasbah (Old Town)


Old Town ya da Kasbah yani kasaba. Kalenin içerisine konumlandırılmış mavi-beyaz duvarlı evleri ile Fas’tan beklediğiniz her şey 😊 Kasabanın içerisinde Atlas Okyanusu’nu seyredebileceğiniz güzel bir terası da var. İnsanlar buradan okyanusa da giriyorlar. Ayrıca kasabanın içinde yine okyanus manzaralı bir kafe de var. Alışveriş yapmak için dükkanlar aşırı turistik olduğu için biraz yüksek fiyatlıydı.





5.       Endülüs Bahçeleri (Andalusian Gardens)


Oudayas Kasbahı’na yürüyüş mesafesinde olan Endülüs Bahçeleri Fas’ta görmeniz gereken bahçeler arasında. Fas’ta her bahçe gibi burası da tertemiz ve nizamiydi ama buranın ekstra huzur veren bir atmosferi de vardı.


Rabat’ta Alışveriş


Old Town’dan çıkıp yürümeye başladığınızda bir Souk’un içerisine giriyorsunuz. Burada fiyatlar Marakeş’e göre daha uygundu ve çeşit özellikle deri minderlerde çok daha fazlaydı. Dükkanlar çok daha büyüktü ve satıcılar çok daha iyiydi. Beni Fas’ta alışveriş yapmakla ilgili tek hayal kırıklığına uğratan şey istediğim tarzda otantik takılar satan bir dükkan bulamayışım oldu.


3.      Kazablanka


Kazablanka, hepimizin aklına o meşhur film geliyor değil mi? Kazablanka filmi ile ün kazanan şehrin ismi İspanyolca ‘Beyaz Ev’ anlamına geliyor. Yıllarca Fransız sömürgesi olan ülkede bu İspanyolca isim nerden geliyor diye merak ederseniz bunun hikayesi 15. YY’a dayanıyor. O zamanlar buraya yerleşen Portekizliler ve İspanyollar buraya ismini veriyor. Şimdilerde ise turistler buraya ‘Beyaz Şehir’ diyor.


Bizim Kazablanka deneyimimize gelirsek, Kazablanka gezdiğimiz 3 şehirden en az beğendiğimiz oldu. Tekrar gelir miyiz emin değiliz ama 1-2 gün ayırdığımıza pişman olmadık.


Kazablanka Gezilecek Yerler


1.       Hassan II Mosque


Kazablanka’nın en ünlü turistik yapısı, Afrika’nın en büyük, Dünya’nın 14. en büyük camiisi. Cami çok büyük ve ihtişamlı, bahçesi de aynı şekilde. Mimarisi alışkın olduğumuz şekilde kubbeli ve yuvarlak minareli değil. Dikdörtgen şeklinde devasa ve ihtişamlı bir minaresi var. Akşam ezanına kadar caminin kapısında bekledik ve kadın olduğumuz için caminin içerisine giremedik. Bahçesi bile oldukça güzeldi.




  

Alışveriş-Yeme-İçme


1.       Souk


Her Fas şehrinde olduğu gibi burada da alışveriş için soukları tercih ettik. Hediyelik magnet, argan yağı ve Fas rujlarını buradan aldık. Fas’ın genelinde olduğu gibi burada da biz Türklere karşı oldukça samimi yaklaşıyorlar. Hatta alışveriş yapmaya girdiğimiz bir dükkanda bize izlediği Türk dizilerinden bahseden bir satış görevlisi bile oldu 😊


2.       Rick’s Cafe


Kazablanka filminden esinlenerek 2004 senesinde açılan bu kafe şehrin en turistik kafesi. Gitmeden önce rezervasyon yaptırmakta fayda var akşam yemeği servisi saat 18:30’da başlıyor ve o saate kadar mekan kapalı olduğu için sırada bekletiyorlar. Kafenin kıyafet kuralı var ama çok sıkı değil.


Yemeklere gelirsek Fas’ta yediğim en mutlu edici yemekler ve içtiğim en güzel kokteyller buradaydı. Karidesli ve kremalı steak, mangolu ve ananaslı bir başlangıç tercih ettik. Tatlı olarak kızarmış ananas söyledik ve gerçekten çok güzeldi.


Mekanın içi çok romantik dekore edilmiş. Üst katında balkonuna akşam saatlerinde çok güzel altın saat ışıkları vuruyor ve tam fotoğraflık bir atmosfer oluşturuyor. Piyano eşliğinde içkinizi alıp buraya gelip yemek sonrası mini bir keyif yapıp manzarayı seyredebilirsiniz. Notttt: Piyano dinletisi sadece Salı ve Pazar günleri oluyor. Bundan haberimiz yoktu bizim şansımıza Salı gününe denk geldik😊







15 görüntüleme0 yorum

Comments


bottom of page